Derslerde öğrendiğin kuralların hepsi burada. Takıldığında dönüp bakabilirsin.
| Konu | Kural | Örnek |
|---|---|---|
| Future Continuous | will be + -ing (-iyor olacak) | This time tomorrow I'll be flying. |
| Kibar soru | Will you be + -ing? | Will you be using the car tonight? |
| Şimdi için tahmin | will be + -ing | Don't call him. He'll be sleeping. |
| Future Perfect | will have + V3 (-mış olacak) | By six I'll have finished. |
| Future Perfect Continuous | will have been + -ing + for | By June I'll have been working here for a year. |
| by / until | by = en geç · until = -e kadar sürekli | I'll finish by Friday. / I'll wait until Friday. |
| by the time | by the time + present simple | By the time you arrive, I'll have left. |
Future Continuous, gelecekte belli bir anda devam ediyor olacak bir eylemi anlatır. Yapısı: will be + fiil-ing. This time tomorrow I will be flying to London. (Yarın bu saatte Londra'ya uçuyor olacağım.)
Türkçedeki karşılığı çok net: -iyor olacak. Çalışıyor olacağım → I'll be working. Olumsuz: I won't be working. Soru: Will you be working?
Genelde belli bir zaman ifadesiyle gelir: this time tomorrow, at 8 pm tonight, this time next week, when you arrive.
Sık yapılan hata: be'yi unutmak. “I will working” ✗ → I will be working ✓. Bir de “will be + V1”: “I will be work” ✗.
This time tomorrow I'll be lying on a beach.
Yarın bu saatte bir plajda uzanıyor olacağım.
At nine we'll be watching the match.
Saat dokuzda maçı izliyor olacağız.
Don't call at eight. I'll be having dinner.
Sekizde arama. Yemek yiyor olacağım.
Gelecekteki o anın fotoğrafını çektiğini düşün: fotoğrafta eylem devam ediyorsa will be + -ing.
Kibar soru: Birinin planını sormak için Will you be + -ing? çok kullanılır. Will you be using the car tonight? (Bu akşam arabayı kullanacak mısın?) Bu soru “bir şey rica ediyorum” baskısı yapmaz, sadece planı sorar; bu yüzden Will you use…?'dan daha naziktir.
Doğal akışta olacak şeyler: Zaten olacak, özel olarak planlamadığın işler: I'll be seeing Anna tomorrow anyway, so I can give her the book. (Yarın Anna'yı zaten göreceğim.)
Şimdi için tahmin: “Şu an …-yordur” anlamında: Don't call him now. He'll be sleeping. (Şimdi uyuyordur.) Türkçedeki -yordur ekine dikkat: tahmini anlatır.
Not: need, want gibi durum fiilleri normalde -ing almaz ama kalıplaşmış kibar sorularda duyulur: Will you be needing anything else?
Will you be using your laptop this afternoon?
Bu öğleden sonra bilgisayarını kullanacak mısın?
I'll be passing the bakery anyway.
Zaten fırının önünden geçeceğim.
She'll be putting the kids to bed now.
Şimdi çocukları yatırıyordur.
Garsonların ve resepsiyonistlerin sevdiği yapı: “Will you be paying by card?” (Kartla mı ödeyeceksiniz?)
Future Perfect, gelecekteki belli bir andan önce tamamlanmış olacak bir eylemi anlatır. Yapısı: will have + V3. By six I will have finished the report. (Saat altıya kadar raporu bitirmiş olacağım.)
Türkçe karşılığı: -mış olacak. Bitirmiş olacağım → I'll have finished. Olumsuz: I won't have finished. Soru: Will you have finished by Monday?
Çoğunlukla by ile kullanılır: by six, by Friday, by next year, by then (en geç o zamana kadar). Dikkat: until “o zamana kadar sürekli” demektir; bitiş anlatan Future Perfect ile kullanılmaz.
Türklerin hatası: “by Friday” yerine “until Friday” demek ya da V3 yerine yalın fiil kullanmak: “I will have finish” ✗.
By six I'll have finished the report.
Saat altıya kadar raporu bitirmiş olacağım.
They will have built the bridge by 2030.
2030'a kadar köprüyü yapmış olacaklar.
Will you have finished by Monday?
Pazartesiye kadar bitirmiş olacak mısın?
Gelecekteki o ana gelip geriye bak: iş o anda bitmiş mi? Bitmişse will have + V3.
Future Perfect Continuous, bir eylemin gelecekteki belli bir ana kadar ne kadar süredir devam ediyor olacağını anlatır. Yapısı: will have been + -ing (+ for…). By June I will have been working here for ten years. (Haziranda burada on yıldır çalışıyor olacağım.)
Türkçede bunu genelde “… yıl olacak” diye söyleriz: Haziranda burada çalışmaya başlayalı on yıl olacak. İngilizcede ise süre (for) ve gelecekteki an (by / in) birlikte gelir.
by the time (-dığında, -dığı zamana kadar) zaman cümleciğidir; ardından present simple gelir, will gelmez: By the time you arrive, I'll have cooked dinner. “By the time you will arrive” ✗.
Özet: will + V1 (yapacağım) · will be + -ing (yapıyor olacağım) · will have + V3 (yapmış olacağım) · will have been + -ing (… süredir yapıyor olacağım).
By June I'll have been working here for ten years.
Haziranda burada on yıldır çalışıyor olacağım.
By the time you arrive, I'll have cooked dinner.
Sen gelene kadar yemeği pişirmiş olacağım.
When you come, I'll have left.
Sen geldiğinde ben çıkmış olacağım.
Zaman cümleciklerinde (when, by the time, before, after, as soon as) gelecek anlam olsa bile will kullanma: when you come, by the time she gets there.
Bu derste Future Continuous, Future Perfect ve Future Perfect Continuous'u karışık olarak tekrar edeceksin.
will be + -ing: gelecekte bir anda devam eden eylem, kibar plan soruları, “-yordur” tahmini. will have + V3: gelecekteki bir andan önce bitmiş olacak iş (by).
will have been + -ing: gelecekteki bir ana kadar süren eylem (for). by the time / when + present simple.
At midnight I'll be driving home.
Gece yarısı eve araba sürüyor olacağım.
By then the guests will have gone.
O zamana kadar misafirler gitmiş olacak.
Will you be eating with us tonight?
Bu akşam bizimle yemek yiyecek misin?