Derslerde öğrendiğin kuralların hepsi burada. Takıldığında dönüp bakabilirsin.
| Edat | Yer | Zaman |
|---|---|---|
| in | içinde: in the box, in the car, in Istanbul | ay, yıl, mevsim: in May, in 2010, in summer, in the morning |
| on | yüzeyinde: on the table, on the wall | gün ve tarih: on Monday, on 5 May, on my birthday |
| at | bir nokta: at home, at school, at the bus stop | saat ve kalıplar: at 7 o'clock, at night, at the weekend |
| next to / under | yanında / altında: next to the bank, under the bed | — |
| behind / in front of | arkasında / önünde: behind the door, in front of the school | — |
| between | arasında: between the bank and the park | — |
Türkçede “kutuda, masada, okulda” deriz; hepsinde aynı ek var: -de / -da. İngilizcede ise üç ayrı edat kullanılır ve edat ismin önüne gelir.
in → bir şeyin içinde: in the box, in my bag, in the car. Şehir ve ülkeler de in alır: in Istanbul, in Türkiye.
on → bir yüzeyin üstünde: on the table, on the wall, on the floor.
at → bir nokta ya da bir iş için bulunduğumuz yer: at school, at home, at work, at the bus stop.
The keys are in my bag.
Anahtarlar çantamda.
The picture is on the wall.
Resim duvarda.
Zeynep is at school.
Zeynep okulda.
at home, at school, at work kalıplarında “the” kullanılmaz.
Türkçede “masanın altında, okulun yanında” deriz: önce isim, sonra yer. İngilizcede tam tersi: önce edat, sonra isim → under the table, next to the school.
next to → yanında · under → altında · behind → arkasında · in front of → önünde.
between → arasında. İki şeyi and ile bağlarız: between the bank and the park (bankayla parkın arasında).
The dog is under the table.
Köpek masanın altında.
The bank is next to the school.
Banka okulun yanında.
The shop is between the bank and the café.
Dükkân bankayla kafenin arasında.
in front of üç kelimedir; “of” unutulmaz: in front of the school. “next to” da iki kelimedir: next to the park.
Zamanda da Türkçe tek ek kullanır: “saat yedide, pazartesi günü, 5 Mayıs'ta”. İngilizcede ise edat zamanın türüne göre değişir.
at → saatler: at 7 o'clock, at half past six. Ayrıca kalıplar: at night (geceleyin), at the weekend (hafta sonu).
on → günler ve tarihler: on Monday, on Friday, on 5 May, on my birthday.
I get up at 7 o'clock.
Saat yedide kalkarım.
We have English on Monday.
Pazartesi günü İngilizce dersimiz var.
My birthday is on 5 May.
Doğum günüm 5 Mayıs'ta.
Gün adı varsa on: “in Monday” yanlış, on Monday doğru.
Daha uzun zaman dilimlerinde in kullanırız: aylar (in May), yıllar (in 2010), mevsimler (in summer, in winter).
Günün bölümleri de in alır: in the morning, in the afternoon, in the evening. Ama dikkat: gece için at night deriz!
Kısaca: at → saat · on → gün ve tarih · in → ay, yıl, mevsim, sabah/öğleden sonra/akşam.
My birthday is in May.
Doğum günüm mayısta.
I was born in 2010.
2010'da doğdum.
We go to the beach in summer.
Yazın plaja gideriz.
“at the morning” yanlış, in the morning doğru. “on 2010” yanlış, in 2010 doğru.
Yer: in → içinde, şehir, ülke · on → yüzeyinde · at → nokta (at home, at school, at the bus stop).
Zaman: at → saat, at night, at the weekend · on → gün ve tarih · in → ay, yıl, mevsim, in the morning.
Diğer yer edatları: next to, under, behind, in front of, between.
My keys are on the table.
Anahtarlarım masada.
See you on Monday!
Pazartesi görüşürüz!
Our holiday is in July.
Tatilimiz temmuzda.