Derslerde öğrendiğin kuralların hepsi burada. Takıldığında dönüp bakabilirsin.
| Konu | Kural | Örnek |
|---|---|---|
| I / you / we / they | Fiil yalın kalır | I work. They live here. |
| he / she / it | Fiile -s eklenir | She works. He lives here. |
| -s, -sh, -ch, -x, -o ile biten fiil | -es eklenir | watches, washes, goes, does |
| Ünsüz + y ile biten fiil | y düşer, -ies eklenir | study → studies, cry → cries |
| have | he / she / it ile has olur | She has a car. |
| Olumsuz | don't / doesn't + yalın fiil | I don't work. She doesn't work. |
Simple Present, Türkçedeki geniş zaman gibi her zaman olan ya da hep yaptığımız şeyleri anlatır: işimiz, nerede yaşadığımız, hangi dili konuştuğumuz…
I, you, we, they ile fiil yalın kalır: I work, they live. He, she, it ile fiilin sonuna -s eklenir: she works, he lives. Türkçede “çalışır” herkes için aynıdır; İngilizcede bu -s'yi unutmamak gerekir.
Türkçede bunları çoğu zaman -yor ile söyleriz (“Ankara'da yaşıyorum”). Ama kalıcı bir durum olduğu için İngilizcede Simple Present kullanılır: I live in Ankara.
Dikkat: Bu cümlelerde am / is / are yoktur! “I am work” yanlış, I work doğru.
I work in a bank.
Bir bankada çalışıyorum.
She lives in Ankara.
O Ankara'da yaşıyor.
We speak English.
İngilizce konuşuruz.
-s sadece tek kişi için: he, she, it ya da “my father, Zeynep, the cat” gibi tekil özneler.
Çoğu fiile sadece -s eklenir: work → works, play → plays.
-s, -sh, -ch, -x, -o ile biten fiillere -es eklenir: watch → watches, wash → washes, fix → fixes, go → goes, do → does.
Ünsüz + y ile biten fiillerde y düşer, -ies gelir: study → studies, cry → cries. Ama y'den önce sesli harf varsa sadece -s: play → plays.
have düzensizdir: he / she / it ile has olur.
He watches TV in the evening.
Akşamları televizyon izler.
My sister studies English.
Kız kardeşim İngilizce çalışıyor.
She has a cat.
Onun bir kedisi var.
“has” sadece he / she / it ile: I have, you have, she has.
Simple Present iki şey için kullanılır: alışkanlıklar / rutinler (I get up at seven every day.) ve genel gerçekler (The sun rises in the east.).
Türkçede rutinleri çoğu zaman -yor ile söyleriz: “Her sabah kahve içiyorum.” Ama bu bir alışkanlık olduğu için İngilizcede Simple Present kullanılır: I drink coffee every morning.
every day, every morning, on Mondays, at the weekend gibi ifadeler genelde cümlenin sonuna gelir.
I get up at seven every day.
Her gün saat yedide kalkarım.
The sun rises in the east.
Güneş doğudan doğar.
We play football on Saturdays.
Cumartesileri futbol oynarız.
“every”den sonra isim tekil olur: every day (every days değil).
Türkçede olumsuzu fiile ek getirerek yaparız: çalışmaz. İngilizcede fiilden önce don't ya da doesn't gelir.
I, you, we, they → don't (do not). He, she, it → doesn't (does not).
Önemli: doesn't'tan sonra fiil yalın olur, -s almaz. -s zaten does'un içinde! She doesn't work doğru, “She doesn't works” yanlış.
I'm not / isn't sadece to be cümlelerinde kullanılır. Diğer fiillerde don't / doesn't gerekir: I don't like tea (“I'm not like” değil).
I don't eat meat.
Et yemem.
She doesn't drink coffee.
O kahve içmez.
They don't live here.
Onlar burada yaşamıyor.
doesn't'tan sonra “have” de yalın kalır: She doesn't have a car (has değil).
I / you / we / they → fiil yalın: I work. He / she / it → fiil -s alır: she works.
Yazım: watches, goes, studies, has.
Olumsuz: don't / doesn't + yalın fiil. Simple Present'te fiilin önüne am / is / are gelmez.
My mother works in a school.
Annem bir okulda çalışıyor.
Emma studies every evening.
Emma her akşam ders çalışır.
We don't work on Sundays.
Pazar günleri çalışmayız.