Hello People
DerslerKelimelerOyunlar

Günlük hedef

0/30

Her gün 30 puan topla, seriyi koru.

0gün seri0puan

Peo'nun notu

Kelimeler tuğladır, gramer ise harç. Günde 5 dakika ayırırsan cümle kurmak çok daha kolay hale gelir.

İngilizce konularıSatranç dersleriPython dersleriMüzik dersleriHakkındaİletişimGizlilikKullanım koşullarıÇerez politikası

© 2026 Dijital Masallar · hello@dijitalmasallar.com

DerslerKelimelerOyunlar
Derslere dön·Tüm B2 konuları
B2 · Ünite 56 özeti

Have / get something done

Derslerde öğrendiğin kuralların hepsi burada. Takıldığında dönüp bakabilirsin.

Özet tablo

KonuKuralÖrnek
Ettirgen yapıhave + nesne + V3 (-tır / -dir)I had my hair cut. (Saçımı kestirdim.)
Tüm zamanlarsadece have çekimlenirI'm having / I've had / I'm going to have my car fixed.
get + nesne + V3have ile aynı, daha günlükI need to get my phone fixed.
Soru / olumsuzdo / does / did ileWhere do you have your hair cut? / I didn't get it fixed.
İstenmeyen olayhad + nesne + V3I had my phone stolen. (Telefonum çalındı.)
make / let / have + kişi+ yalın fiil (to yok)She made me wait. / Let me go.
get + kişi + toikna ederek yaptırmakI got him to help me.
Dikkatsıra değişirse anlam değişirI had my hair cut ≠ I had cut my hair
  • Ettirgen yapıhave + nesne + V3 (-tır / -dir)Örnek: I had my hair cut. (Saçımı kestirdim.)
  • Tüm zamanlarsadece have çekimlenirÖrnek: I'm having / I've had / I'm going to have my car fixed.
  • get + nesne + V3have ile aynı, daha günlükÖrnek: I need to get my phone fixed.
  • Soru / olumsuzdo / does / did ileÖrnek: Where do you have your hair cut? / I didn't get it fixed.
  • İstenmeyen olayhad + nesne + V3Örnek: I had my phone stolen. (Telefonum çalındı.)
  • make / let / have + kişi+ yalın fiil (to yok)Örnek: She made me wait. / Let me go.
  • get + kişi + toikna ederek yaptırmakÖrnek: I got him to help me.
  • Dikkatsıra değişirse anlam değişirÖrnek: I had my hair cut ≠ I had cut my hair
1

Saçımı kestirdim

Türkçede bir işi başkasına yaptırdığımızı fiile -tır / -dir / -t ekleyerek anlatırız: Saçımı kestirdim, arabamı yıkattım. İngilizcede ise bir ek yoktur; have + nesne + V3 yapısı kullanılır: I had my hair cut.

Karşılaştır: I cut my hair. (Saçımı kestim — kendim.) / I had my hair cut. (Saçımı kestirdim — kuaför kesti.)

Kelime sırası çok önemli: have + NESNE + V3. “I had cut my hair” bambaşka bir şeydir (Past Perfect: saçımı kesmiştim — kendim)!

Zamanı have gösterir, V3 hiç değişmez: I have my car washed every week. (geniş zaman) / I had my car washed yesterday. (geçmiş)

  • I had my hair cut yesterday.

    Dün saçımı kestirdim.

  • She has her nails done every month.

    Her ay tırnaklarını yaptırır.

  • We had our windows cleaned.

    Camlarımızı temizlettik.

Türkçede fiilde “-tır” duyduğun her yerde İngilizcede have + nesne + V3 düşün: yıkattım, boyattım, tamir ettirdim.

Bu dersi çalış
2

Arabamı servise verdim

Ettirgen yapı her zamanla kullanılabilir. Sadece have çekimlenir, nesne ve V3 olduğu gibi kalır.

I'm having my car serviced. (Şu an arabama bakım yaptırıyorum.) · I've just had my teeth checked. (Dişlerimi yeni kontrol ettirdim.) · I'm going to have my house painted. (Evimi boyatacağım.)

Modal ve diğer fiillerle de: You need to have your eyes tested. (Gözlerini muayene ettirmen lazım.) · You should have it checked. (Onu kontrol ettirmelisin.) · We'll have it delivered. (Onu teslim ettiririz.)

Dikkat: “I'm going to have cut my hair” ✗. Önce nesne, sonra V3: I'm going to have my hair cut ✓.

  • I'm having my car serviced today.

    Bugün arabama bakım yaptırıyorum.

  • We've just had our kitchen redecorated.

    Mutfağımızı yeni yenilettik.

  • You should have your blood pressure checked.

    Tansiyonunu ölçtürmelisin.

Zor görünen cümleleri iki parçaya ayır: [have'in zamanı] + [nesne + V3]. İkinci parça hiç değişmez.

Bu dersi çalış
3

Nerede kestiriyorsun?

get + nesne + V3, have ile aynı anlamdadır ama daha günlük konuşmada kullanılır: I need to get my phone fixed. (Telefonumu tamir ettirmem lazım.)

Bu yapıda have / get ana fiildir; bu yüzden soru ve olumsuzda do / does / did gerekir: Where do you have your hair cut? · Did you get the TV repaired? · I didn't have it checked.

Türklerin hatası: have'i yardımcı fiil gibi öne almak. “Had you your eyes tested?” ✗ → Did you have your eyes tested? ✓

Nesne bir zamir olabilir: I had it repaired. (Onu tamir ettirdim.) We'll get them delivered. (Onları teslim ettiririz.)

  • Where do you get your hair cut?

    Saçını nerede kestiriyorsun?

  • Did you have the roof repaired?

    Çatıyı tamir ettirdiniz mi?

  • I haven't had it fixed yet.

    Onu henüz tamir ettirmedim.

Soruda “Did you have…?” ile “Did you get…?” ikisi de doğru; get daha samimi, have biraz daha nötr.

Bu dersi çalış
4

Telefonum çalındı

have + nesne + V3 her zaman bir şeyi “yaptırmak” anlamına gelmez. İstemediğimiz, başımıza gelen olayları anlatmak için de kullanılır: I had my phone stolen. (Telefonum çalındı.)

Türkçede bunu edilgen yapıyla söyleriz: Çantam arandı, ehliyetine el konuldu. İngilizcede kişiyi özne yapıp have kullanmak çok doğaldır: She had her bag searched at the airport. He had his licence taken away.

Edilgen cümle de doğrudur: My phone was stolen. Ama kişiyi özne yapan edilgen ✗: “I was stolen my phone” = beni çaldılar! Bu, Türklerin çok yaptığı bir hatadır.

Bu anlamda genelde have kullanılır; konuşmada get de duyulur: I got my car scratched. (Arabam çizildi.)

  • I had my wallet stolen on the bus.

    Otobüste cüzdanım çalındı.

  • She had her bag searched at the airport.

    Havalimanında çantası arandı.

  • We had our flight cancelled.

    Uçuşumuz iptal edildi.

Türkçede “-ım çalındı / -ım kırıldı” gibi edilgen bir cümle görürsen: I had my … stolen / broken.

Bu dersi çalış
5

Beni güldürdü

Bazen işi kimin yaptığını söyleriz. Türkçede yine -tır / -dir kullanırız (beni güldürdü, bana yazdırdı); İngilizcede ise anlama göre farklı fiiller gelir:

make + kişi + yalın fiil = zorlamak, sebep olmak: She made me wait. The film made me cry. · let + kişi + yalın fiil = izin vermek: Let me go. My parents never let me stay out late.

have + kişi + yalın fiil = birini bir işle görevlendirmek (iş ortamında): I'll have my assistant send you the details. · get + kişi + to + fiil = ikna ederek yaptırmak: I got him to help me.

Türklerin en sık hatası: make / let'ten sonra to kullanmak. “She made me to wait” ✗, “Let me to go” ✗. Ama get'ten sonra to şarttır: “get him call me” ✗ → get him to call me ✓.

  • The film made me cry.

    Film beni ağlattı.

  • My parents let me travel alone.

    Annemle babam yalnız seyahat etmeme izin verdi.

  • I got my brother to help me.

    Erkek kardeşimi bana yardım etmeye ikna ettim.

make, let, have → to YOK. get → to VAR. Bu dörtlüyü bir kural olarak ezberle.

Bu dersi çalış
6

Hepsini bir araya getir

Bu derste ettirgen yapıları karışık olarak tekrar edeceksin.

have / get + nesne + V3: bir işi yaptırmak (saçımı kestirdim) ya da başına istenmeyen bir şey gelmesi (telefonum çalındı). Zamanı sadece have / get gösterir; soru ve olumsuzda do / did kullanılır.

make / let / have + kişi + yalın fiil ve get + kişi + to + fiil: işi yapan kişiyi söylemek.

  • I'm having my suit cleaned for the wedding.

    Düğün için takımımı temizletiyorum.

  • He had his car scratched in the car park.

    Otoparkta arabası çizildi.

  • Don't let him drive!

    Araba kullanmasına izin verme!

Bu dersi çalış
← Önceki · B2 · Ünite 55Geçmişteki gelecekSonraki · B2 · Ünite 57 →Non-defining relative clauses