Hello People
DerslerKelimelerOyunlar

Günlük hedef

0/30

Her gün 30 puan topla, seriyi koru.

0gün seri0puan

Peo'nun notu

Kelimeler tuğladır, gramer ise harç. Günde 5 dakika ayırırsan cümle kurmak çok daha kolay hale gelir.

İngilizce konularıSatranç dersleriPython dersleriMüzik dersleriHakkındaİletişimGizlilikKullanım koşullarıÇerez politikası

© 2026 Dijital Masallar · hello@dijitalmasallar.com

DerslerKelimelerOyunlar
Derslere dön·Tüm A2 konuları
A2 · Ünite 31 özeti

Bağlaçlar

Derslerde öğrendiğin kuralların hepsi burada. Takıldığında dönüp bakabilirsin.

Özet tablo

BağlaçAnlamıÖrnek
andve (ekleme)I like tea and coffee.
butama (zıtlık)It's small but nice.
orya da / mı…mı (seçenek)Tea or coffee? I don't eat meat or fish.
becauseçünkü (sebep)I stayed at home because I was ill.
sobu yüzden (sonuç)I was ill, so I stayed at home.
first / then / after that / finallyönce / sonra / ondan sonra / en sonundaFirst I had breakfast. Then I went to work.
when-ince, -dığındaWhen I was a child, I lived in Izmir.
  • andve (ekleme)Örnek: I like tea and coffee.
  • butama (zıtlık)Örnek: It's small but nice.
  • orya da / mı…mı (seçenek)Örnek: Tea or coffee? I don't eat meat or fish.
  • becauseçünkü (sebep)Örnek: I stayed at home because I was ill.
  • sobu yüzden (sonuç)Örnek: I was ill, so I stayed at home.
  • first / then / after that / finallyönce / sonra / ondan sonra / en sonundaÖrnek: First I had breakfast. Then I went to work.
  • when-ince, -dığındaÖrnek: When I was a child, I lived in Izmir.
1

Ve, ama

and (ve) iki şeyi ya da iki cümleyi birbirine ekler: I like tea and coffee. She is smart and funny.

but (ama, fakat) zıt bir bilgi verir: The hotel is small, but it's very clean. İki cümleyi bağlarken but'tan önce genelde virgül konur.

Listelerde and sadece son öğeden önce gelir, tıpkı Türkçedeki gibi: apples, oranges and bananas.

Dikkat: “Ali ve ben” derken Ali and I deriz (özne). “Ali and me are friends” yanlıştır.

  • I speak English and French.

    İngilizce ve Fransızca konuşurum.

  • It's cheap but nice.

    Ucuz ama güzel.

  • Ali and I are friends.

    Ali ve ben arkadaşız.

and = aynı yönde bilgi, but = ters yönde bilgi. “Küçük ama temiz” → small but clean.

Bu dersi çalış
2

Ya da, mı … mı?

or (ya da, veya) seçenek sunar: Would you like tea or coffee? (Çay mı kahve mi istersin?)

Türkçede seçenek sorularında “mı … mı” deriz. İngilizcede soru bir kez sorulur, seçenekler or ile bağlanır: Is it hot or cold?

Olumsuz cümlede iki şeyi birleştirirken de or kullanılır: I don't eat meat or fish. (Ne et ne balık yerim.) Burada “and” kullanmak doğal değildir.

  • Would you like tea or coffee?

    Çay mı kahve mi istersin?

  • Is your brother older or younger?

    Kardeşin senden büyük mü küçük mü?

  • I don't drink tea or coffee.

    Ne çay ne kahve içerim.

“A mı B mi?” sorusu → A or B? İki seçenek arasında “and” kullanma.

Bu dersi çalış
3

Çünkü mü, bu yüzden mi?

because (çünkü) sebebi verir: I stayed at home because I was ill. (Evde kaldım çünkü hastaydım.)

so (bu yüzden, o yüzden) sonucu verir: I was ill, so I stayed at home. (Hastaydım, bu yüzden evde kaldım.) so'dan önce genelde virgül konur.

Türkçede çoğu zaman ek kullanırız: “Hasta olduğum için evde kaldım.” İngilizcede bunun karşılığı because'dur. Aynı olayı iki şekilde anlatabilirsin; sadece sebep ile sonucun yeri değişir.

Why? (Neden?) sorusuna kısaca Because… diye cevap verilir: Why are you happy? — Because it's my birthday!

  • I stayed at home because I was ill.

    Evde kaldım çünkü hastaydım.

  • I was ill, so I stayed at home.

    Hastaydım, bu yüzden evde kaldım.

  • We didn't go out because it was raining.

    Yağmur yağdığı için dışarı çıkmadık.

because + sebep, so + sonuç. “Yağmur yağıyordu (sebep), so taksiye bindik (sonuç).”

Bu dersi çalış
4

Önce, sonra, ondan sonra

Bir günü ya da bir hikâyeyi anlatırken olayları sıraya koyarız: First (önce), then (sonra), after that (ondan sonra), finally (en sonunda).

First I had breakfast. Then I went to work. After that, I had a meeting. Finally, I went home.

Türkçedeki “ondan sonra”yı “after then” diye çevirme; doğrusu after that. Tek başına “After, I…” demek de pek doğal değildir. and then da çok kullanılır: I had a shower and then I went out.

  • First, I had a shower. Then, I had breakfast.

    Önce duş aldım. Sonra kahvaltı yaptım.

  • We visited the museum. After that, we had lunch.

    Müzeyi gezdik. Ondan sonra öğle yemeği yedik.

  • Finally, I turned off the lights.

    En sonunda ışıkları kapattım.

“ondan sonra” = after that, “after then” değil!

Bu dersi çalış
5

-ince, -dığında: when

Türkçede zamanı eklerle bildiririz: çocukken, eve gelince, yağmur yağdığında. İngilizcede bunların hepsinin karşılığı when'dir ve cümlenin başına gelir: When I was a child… (Çocukken…)

when cümlesi başta da sonda da olabilir: When I was a child, I lived in Izmir. = I lived in Izmir when I was a child. Başta olursa genelde virgül konur.

Gelecekten bahsederken when'den sonra will kullanılmaz, geniş zaman kullanılır: When I get home, I'll call you. (“When I will get home” yanlış.)

  • When I was a child, I lived in Izmir.

    Çocukken İzmir'de yaşıyordum.

  • When it rains, I take the bus.

    Yağmur yağınca otobüse binerim.

  • I'll call you when I get home.

    Eve varınca seni arayacağım.

Türkçede “-ince” fiilin sonuna eklenir; İngilizcede when cümlenin başına gelir: eve gelince → when I come home.

Bu dersi çalış
6

Hepsini bir araya getir

and ekler, but zıtlık verir, or seçenek sunar.

because sebebi, so sonucu verir.

Sıralama için first, then, after that, finally; zaman için when (-ince, -dığında).

  • I'd like to come, but I'm busy.

    Gelmek isterdim ama meşgulüm.

  • The film was boring, so we left early.

    Film sıkıcıydı, bu yüzden erken çıktık.

  • Call me when you arrive.

    Varınca beni ara.

Bu dersi çalış
← Önceki · A2 · Ünite 30Possessive pronounsSonraki · A2 · Ünite 32 →A2 genel tekrar