Derslerde öğrendiğin kuralların hepsi burada. Takıldığında dönüp bakabilirsin.
| Bağlaç | Ardından ne gelir? | Örnek |
|---|---|---|
| although / even though / though | tam cümle (özne + fiil); “but” eklenmez | Although it was cold, we swam. |
| though (sonda) | cümle sonunda “gerçi, yine de” | It was long. I enjoyed it, though. |
| despite / in spite of | isim, -ing ya da the fact that + cümle; “despite of” yok | Despite the rain, we went out. |
| however / nevertheless | yeni cümlenin başında, ardından virgül | It's small. However, it's cheap. |
| on the other hand | öte yandan; iki yönü karşılaştırır | On the other hand, it's very stressful. |
| whereas / while | iki farklı durumu karşılaştırır (oysa, -ken) | I like tea, whereas my wife prefers coffee. |
although (-e rağmen, -diği halde) beklenmeyen bir sonucu gösterir ve ardından tam bir cümle (özne + fiil) gelir: Although it was raining, we went for a walk. Cümlenin başına ya da ortasına gelebilir.
even though daha güçlü bir vurgudur (-diği halde, -mesine rağmen bile): Even though he's rich, he lives in a small flat. though konuşmada although yerine kullanılır, ayrıca cümle sonunda “gerçi, yine de” anlamına gelir: The film was long. I enjoyed it, though.
Türkçede “Yorgun olmasına rağmen ama çalıştı” gibi çift bağlaç kurmayız ama İngilizcede Türk öğrenciler sık sık Although …, but … der. Bu yanlıştır: although varsa but yoktur.
Although it was raining, we went for a walk.
Yağmur yağmasına rağmen yürüyüşe çıktık.
Even though he's rich, he lives in a small flat.
Zengin olduğu halde küçük bir dairede yaşıyor.
The film was long. I enjoyed it, though.
Film uzundu. Gerçi hoşuma gitti.
Although ile but aynı cümlede olmaz. “even although” diye bir kalıp da yoktur: even though.
despite ve in spite of aynı anlama gelir (-e rağmen) ama ardından cümle değil isim ya da -ing gelir: Despite the rain, we played football. In spite of feeling ill, she went to work.
Türk öğrencilerin iki klasik hatası: despite of (yanlış; ya despite ya in spite of) ve despite'tan sonra cümle kurmak: “Despite it was late” yanlıştır.
Bir cümleyi despite'la bağlamak istersen the fact that ekle: Despite the fact that it was late, they kept talking. Ya da although'a geç: Although it was late, …
Despite the rain, we played football.
Yağmura rağmen futbol oynadık.
In spite of feeling ill, she went to work.
Kendini hasta hissetmesine rağmen işe gitti.
Despite the fact that it was late, they kept talking.
Geç olmasına rağmen konuşmaya devam ettiler.
despite tek başına, in spite of üç kelime. İkisini karıştırıp “despite of” deme.
however (ancak, fakat) ve nevertheless (yine de, buna rağmen) iki cümleyi bağlamaz; yeni bir cümleye başlar ve ardından virgül gelir: The flat is small. However, it's in a great location. nevertheless daha resmidir.
but gibi virgülle iki cümleyi bağlayamazsın: “It was cheap, however it was clean” yazıda hatalıdır. Ya nokta ya noktalı virgül: It was cheap. However, … / It was cheap; however, … however cümlenin ortasında da durabilir: The plan, however, didn't work.
on the other hand (öte yandan) bir konunun iki farklı yönünü karşılaştırır: City life is exciting. On the other hand, it's very stressful.
The flat is small. However, it's in a great location.
Daire küçük. Ancak konumu harika.
The test was difficult. Nevertheless, everyone passed.
Sınav zordu. Yine de herkes geçti.
City life is exciting. On the other hand, it's very stressful.
Şehir hayatı heyecanlı. Öte yandan çok stresli.
but cümlenin içinde, However, yeni cümlenin başında. Türkçedeki “Ancak,” ile başlayan cümleleri düşün.
whereas ve while iki farklı durumu yan yana koyup karşılaştırır: I like tea, whereas my wife prefers coffee. While some people love winter, others hate it. Türkçedeki “oysa” ya da “-ken” yapısına benzer.
although'dan farkı: although beklenmedik bir sonuç anlatır (yorgundu ama çalıştı). whereas/while ise sadece iki şeyin farklı olduğunu gösterir (ben uzunum, kardeşim kısa).
while'ın iki anlamı vardır: zaman (While I was cooking, the phone rang = -iken) ve zıtlık (While I like tea, …). whereas daha resmidir ve sadece zıtlık bildirir.
I like tea, whereas my wife prefers coffee.
Ben çayı severim, oysa eşim kahveyi tercih eder.
While some people love winter, others hate it.
Bazı insanlar kışı çok severken diğerleri nefret eder.
Cats are independent, whereas dogs need attention.
Kediler bağımsızdır, oysa köpekler ilgi ister.
Türkçede “Ben … iken o …” ya da “…, oysa …” diye iki kişiyi/şeyi karşılaştırıyorsan → whereas / while.
Doğru bağlacı seçmenin anahtarı, ardından ne geldiğine bakmaktır: tam cümle → although / even though; isim ya da -ing → despite / in spite of; yeni cümle → However, / Nevertheless,; iki farklı durumun karşılaştırması → whereas / while.
Aynı anlamı farklı yapılarla söyleyebilirsin: Although it was cold, we had a picnic. = Despite the cold, we had a picnic. = It was cold. However, we had a picnic.
Özne aynıysa -ing kullanmak çok doğaldır: Although she was ill, she came. → Despite being ill, she came.
Although it was cold, we had a picnic.
Soğuk olmasına rağmen piknik yaptık.
Despite the cold, we had a picnic.
Soğuğa rağmen piknik yaptık.
Despite being ill, she attended the meeting.
Hasta olmasına rağmen toplantıya katıldı.
although → despite dönüşümünde fiili -ing yap ya da bir isim bul: although it rained → despite the rain.
although / even though / though + tam cümle; despite / in spite of + isim ya da -ing (asla “despite of”); However, / Nevertheless, yeni cümlenin başında; whereas / while iki farklı durumu karşılaştırır.
Türk öğrencilerin en sık iki hatası: Although …, but … (but gereksiz) ve Despite it was … (despite'tan sonra cümle gelmez).
Although I called him twice, he didn't answer.
Onu iki kez aramama rağmen cevap vermedi.
She went to work despite feeling ill.
Kendini hasta hissetmesine rağmen işe gitti.
The job is well paid. However, the hours are long.
İşin maaşı iyi. Ancak mesai saatleri uzun.
Önce boşluktan sonra gelen kelimelere bak: özne + fiil mi, isim mi, yoksa yeni bir cümle mi?