Derslerde öğrendiğin kuralların hepsi burada. Takıldığında dönüp bakabilirsin.
| Zarf / yapı | Anlamı | Örnek |
|---|---|---|
| always (%100) | her zaman | I always drink tea. |
| usually (%80–90) | genellikle | We usually eat at home. |
| often (%60–70) | sık sık | He often walks to work. |
| sometimes (%40–50) | bazen | She sometimes cooks. |
| rarely (%10) · never (%0) | nadiren · asla | I rarely watch TV. I never eat meat. |
| Yeri | ana fiilden önce · am / is / are'dan sonra | She always walks. · She is always late. |
| How often…? | ne sıklıkla? | Once a week. · Twice a day. · Every day. |
Sıklık zarfları bir şeyi ne kadar sık yaptığımızı söyler. Onları bir yüzde ölçeği gibi düşün:
always %100 (her zaman) → usually %80–90 (genellikle) → often %60–70 (sık sık) → sometimes %40–50 (bazen) → rarely %10 (nadiren) → never %0 (asla, hiç).
Bu zarflar alışkanlıkları anlattığı için genelde Simple Present ile kullanılır: I always drink tea in the morning.
I always drink tea in the morning.
Sabahları her zaman çay içerim.
She sometimes walks to work.
O bazen işe yürüyerek gider.
We never eat fast food.
Asla fast food yemeyiz.
rarely ile never'ı karıştırma: rarely = çok az, never = hiç.
Türkçede zarfı oldukça serbest koyabiliriz. İngilizcede sıklık zarfının yeri bellidir.
Normal fiillerde zarf ana fiilden önce gelir: She always walks to school. I never eat meat.
am / is / are varsa zarf onlardan sonra gelir: She is always late. They are never at home.
Yani “I go always” ya da “She always is late” yanlıştır.
She always walks to school.
Okula her zaman yürüyerek gider.
She is always late.
Her zaman geç kalır.
They are never at home.
Onlar hiç evde olmaz.
sometimes ve usually cümlenin başına da gelebilir: Sometimes I walk to work. Ama always ve never başa gelmez.
Ne sıklıkla yapıldığını sormak için How often kullanılır: How often do you go to the gym? (Spor salonuna ne sıklıkla gidiyorsun?)
Cevapta zarf kullanabilir ya da tam sayı verebilirsin: once (bir kez), twice (iki kez), three times (üç kez) + a day / a week / a month / a year.
Türkçede “haftada iki kez” deriz, İngilizcede sıra tersidir: twice a week. every day, every week de olur. Bu ifadeler genelde cümlenin sonuna gelir: I swim twice a week.
How often do you go to the gym? Twice a week.
Spor salonuna ne sıklıkla gidiyorsun? Haftada iki kez.
She calls her mother every day.
Annesini her gün arar.
We go to the cinema once a month.
Ayda bir sinemaya gideriz.
“one time” yerine once, “two times” yerine twice denir. Üçten sonra times: three times, four times.
never zaten olumsuz anlam taşır, bu yüzden fiil olumlu kalır: I never drink coffee. Türkçede “asla içmem” deriz ama İngilizcede “I don't never drink” yanlıştır.
never fiili değiştirmez; he / she / it ile fiil yine -s alır: He never eats meat.
Sorularda zarf özneden sonra, fiilden önce gelir: Do you often cook? Olumsuzda don't / doesn't'tan sonra gelir: I don't usually get up early.
I never drink coffee.
Asla kahve içmem.
Do you often cook?
Sık sık yemek yapar mısın?
She doesn't usually work on Fridays.
Cumaları genelde çalışmaz.
Bir cümlede tek olumsuzluk olur: never VEYA don't. İkisi birlikte kullanılmaz.
always > usually > often > sometimes > rarely > never
Zarf ana fiilden önce, am / is / are'dan sonra gelir: She always walks. · She is always late.
How often…? sorusuna once / twice / three times a week ya da every day ile cevap verilir. never ile don't kullanılmaz.
She is always late.
O her zaman geç kalır.
Tom rarely drinks milk.
Tom nadiren süt içer.
How often does Emma play tennis?
Emma ne sıklıkla tenis oynar?