Derslerde öğrendiğin kuralların hepsi burada. Takıldığında dönüp bakabilirsin.
| Konu | Kural | Örnek |
|---|---|---|
| might | olasılık: belki -ebilir + yalın fiil | It might rain tomorrow. |
| might not | -meyebilir | She might not come. |
| may | olasılıkta might ile aynı, biraz daha resmi | The shop may be closed. |
| May I…? | kibar izin isteme | May I come in? |
| maybe | belki: zarf, genelde cümle başında | Maybe it will rain. |
| Kesinlik | will → probably → might → won't | It will / might / won't rain. |
| Dikkat | -s yok, to yok, fiil yalın | He might come. (He mights to come ✗) |
might + yalın fiil = belki …-ebilir. Bir şeyin olabileceğini ama emin olmadığını anlatır: It might rain tomorrow. (Yarın yağmur yağabilir.)
Türkçedeki -ebilir iki anlama gelir: yetenek (yüzebilir) ve olasılık (yağabilir). İngilizcede yetenek için can, olasılık için might kullanılır. “Yarın yağmur yağabilir” → It might rain tomorrow, “It can rain tomorrow” değil.
Olumsuz: might not = -meyebilir. She might not come. (Gelmeyebilir.)
might de can ve must gibi davranır: -s yok, to yok, fiil yalın. He might come. — “He mights come” ✗, “He might to come” ✗.
It might rain tomorrow.
Yarın yağmur yağabilir.
I might be late.
Geç kalabilirim.
She might not come to the party.
Partiye gelmeyebilir.
might yaklaşık “%50 ya da daha az ihtimal” demektir. Eminsen will kullan.
Olasılık anlatırken may de might ile hemen hemen aynı anlama gelir; biraz daha resmidir. The shop may be closed now. (Dükkân şu an kapalı olabilir.)
Olumsuz: may not = -meyebilir. She may not know the answer. (Cevabı bilmeyebilir.) Kısaltması yoktur, “mayn't” denmez.
May I …? ile kibarca izin isteriz. Can I…? ile aynı anlama gelir ama daha naziktir: May I come in? (İçeri girebilir miyim?)
Cevaplar: Yes, of course. / Sure. / Yes, you may. (resmi) / Sorry, you can't.
The shop may be closed now.
Dükkân şu an kapalı olabilir.
She may not know the answer.
Cevabı bilmeyebilir.
May I come in? — Yes, of course.
İçeri girebilir miyim? — Tabii ki.
İzin isterken “May I…?” kullanılır; arkadaşlar arasında “Can I…?” daha doğaldır.
maybe (bitişik) = belki. Bir zarftır, genelde cümlenin başına gelir ve cümledeki fiil normal halinde kalır: Maybe it will rain. Maybe she is at home.
might ise fiilin önüne gelir: It might rain. She might be at home. İkisi de aynı anlamı verir.
Türklerin sık yaptığı hata, “belki”yi fiilin önüne koymak: “It maybe rain” ✗ → It might rain ✓ ya da Maybe it will rain ✓.
Ayrıca may be (iki kelime) = olabilir: She may be tired. (Yorgun olabilir.) Maybe (tek kelime) = belki: Maybe she is tired.
Maybe it will rain.
Belki yağmur yağar.
It might rain.
Yağmur yağabilir.
Maybe she is at home. / She might be at home.
Belki evdedir. / Evde olabilir.
maybe'yi cümlenin başına koy, gerisini normal kur: Maybe + tam cümle.
Gelecekle ilgili konuşurken ne kadar emin olduğunu farklı kelimelerle gösterirsin: will (kesin) → will probably (muhtemelen) → might / may (belki) → probably won't (muhtemelen değil) → won't (kesin değil).
probably will ile will'den sonra, won't ile won't'tan önce gelir: It will probably rain. / It probably won't rain.
İki modal fiil yan yana gelmez: “It will might rain” ✗. Ya will ya might seç.
Kısa cevapta might tek başına kullanılabilir: Are you coming? — I don't know. I might. (Belki gelirim.)
I'm sure she will come.
Eminim gelecek.
I'll probably be late.
Muhtemelen geç kalacağım.
Are you coming? — I might.
Geliyor musun? — Belki.
Emin değilsen “I don't know” deyip might ile devam et: I don't know. I might stay at home.
Bu derste might, may ve maybe ile ilgili her şeyi karışık olarak tekrar edeceksin.
might / may + yalın fiil = olasılık (-ebilir), might not / may not = -meyebilir. May I…? = kibar izin.
maybe = belki; cümle başında, arkasından tam cümle: Maybe it will rain. Kesinlik sırası: will → probably → might → won't.
The bus might be late.
Otobüs geç gelebilir.
May I borrow your pen?
Kalemini ödünç alabilir miyim?
Maybe they are at home.
Belki evdedirler.