Derslerde öğrendiğin kuralların hepsi burada. Takıldığında dönüp bakabilirsin.
| Yapı | Anlamı | Örnek |
|---|---|---|
| myself · yourself · himself · herself · itself | kendimi / kendini / kendini (tekil) | I hurt myself. She looked at herself. |
| ourselves · yourselves · themselves | kendimizi / kendinizi / kendilerini (çoğul) | They enjoyed themselves. |
| Vurgu: özne + … + myself | kendim, bizzat | I painted the room myself. |
| by myself = on my own | tek başıma, yardımsız | She lives by herself. I did it on my own. |
| each other / one another | birbiri(ni) — karşılıklı eylem | They love each other. |
| Dönüşlü OLMAYAN fiiller | wash, shave, get dressed, get ready, relax, feel, meet | I got dressed. I feel tired. We met in 2015. |
Türkçede “kendi” kelimesine ek getiririz: kendimi, kendine, kendilerini. İngilizcede bunun yerine tek kelimelik dönüşlü zamirler var: myself, yourself, himself, herself, itself, ourselves, yourselves, themselves.
Bu zamirleri özne ve nesne aynı kişi olduğunda kullanırız: I hurt myself. (Kendimi yaraladım.) Karşılaştır: I hurt him. (Onu yaraladım — başka birini.)
Biçime dikkat: tekilde -self, çoğulda -selves. himself ve themselves nesne zamiriyle kurulur; “hisself” ve “theirselves” yanlıştır. you için iki biçim var: yourself (tek kişi), yourselves (birden fazla kişi).
I cut myself with a knife.
Bıçakla elimi kestim. (Kendimi kestim.)
She looked at herself in the mirror.
Aynada kendine baktı.
They bought themselves a new car.
Kendilerine yeni bir araba aldılar.
Türkçe cümlede “kendi-” görüyorsan ve kişi aynıysa -self/-selves kullan. “Ali onu suçladı” başka biri, “Ali kendini suçladı” → Ali blamed himself.
Bazı fiiller dönüşlü zamirle kalıplaşmıştır: enjoy yourself (iyi eğlen), help yourself (buyur, kendin al), introduce yourself (kendini tanıt), behave yourself (uslu dur), teach yourself (kendi kendine öğren).
Dikkat: enjoy tek başına kalamaz, bir nesne ister. “I enjoyed.” yanlıştır. Doğrusu: I enjoyed myself. ya da I enjoyed the film.
Dönüşlü zamir vurgu için de kullanılır; Türkçedeki “kendim, bizzat” gibi: I painted the room myself. (Odayı kendim boyadım.) The manager himself called me. (Müdür bizzat beni aradı.)
Enjoy yourself!
İyi eğlen!
Please help yourselves to some cake.
Lütfen kekten buyurun.
I made this dress myself.
Bu elbiseyi kendim diktim.
“İyi eğlendik” → We enjoyed ourselves. “Enjoyed” cümlede tek başına kalırsa eksik olur.
by myself / by yourself / by herself… “tek başına” demektir. İki anlamı var: yalnız (I live by myself = Tek başıma yaşıyorum) ve kimsenin yardımı olmadan (I fixed it by myself = Kendi başıma tamir ettim).
Aynı anlamda on my own / on your own / on their own da kullanılır. Burada my, your, their (iyelik sıfatı) gelir, -self değil: on my own.
Türk öğrencilerin sık karıştırdığı biçimler: “by my own” ve “on myself” yanlıştır. Doğrusu by myself ya da on my own. Basitçe alone da diyebilirsin: I live alone.
She lives by herself.
Tek başına yaşıyor.
I did my homework on my own.
Ödevimi kendi başıma yaptım.
Don't go there by yourself.
Oraya tek başına gitme.
Formül: by + myself, on + my own. İkisini karıştırma.
each other “birbiri(ni)” demektir: eylem karşılıklıdır. Ali Ayşe'yi sever, Ayşe de Ali'yi → They love each other. Aynı anlamda biraz daha resmi one another da kullanılır.
themselves / ourselves ise “her biri kendine” demektir: They looked at themselves in the mirror. (Herkes aynada kendine baktı.) They looked at each other. (Birbirlerine baktılar.)
Türkçedeki -ş eki (bakış-, tanış-, görüş-) çoğu zaman each other anlamı taşır: Bakıştılar → They looked at each other. Ama bazı fiillerde İngilizce bunu söylemeye gerek duymaz: We met (Tanıştık), They kissed (Öpüştüler).
We have known each other for years.
Birbirimizi yıllardır tanıyoruz.
They don't talk to each other.
Birbirleriyle konuşmuyorlar.
The kids looked at themselves in the mirror.
Çocuklar aynada kendilerine baktı.
Türkçede “birbiri” diyorsan each other, “kendi” diyorsan -selves.
Türkçede -n eki fiili dönüşlü yapar: yıkandım, giyindim, hazırlandım, dinlendim. İngilizcede bu günlük fiillerin çoğu -self almaz: I washed, I shaved, I got dressed, I got ready, I relaxed.
“I dressed myself” ancak özel bir durumda doğaldır (örneğin küçük bir çocuk ilk kez kendi giyindiğinde). Normal günlük rutin: I got up, had a shower and got dressed.
feel ve concentrate da -self almaz: I feel tired (“I feel myself tired” yanlış). meet fiili zaten karşılıklıdır: We met at university. (Üniversitede tanıştık.) Ama kalıp ifade make yourself at home (kendi evin gibi rahat ol) -self alır.
I got up and got dressed.
Kalktım ve giyindim.
Try to relax.
Rahatlamaya çalış.
I feel much better today.
Bugün kendimi çok daha iyi hissediyorum.
“Kendimi … hissediyorum” → I feel … (myself yok!). Türkçedeki “kendimi” burada İngilizceye geçmez.
Özne ve nesne aynıysa -self / -selves: I hurt myself. Vurgu için de: I made it myself. by myself = on my own = tek başıma.
Karşılıklı eylemde each other: They love each other. Türkçede dönüşlü olan günlük fiiller İngilizcede çoğunlukla -self almaz: get dressed, shave, relax, feel, meet.
Be careful! You'll hurt yourself.
Dikkat et! Kendine zarar vereceksin.
They did it on their own.
Kendi başlarına yaptılar.
We looked at each other and laughed.
Birbirimize bakıp güldük.
“kendi-” → -self, “birbiri” → each other, “-n- / -ş-” ekli günlük fiil → çoğunlukla hiçbiri.