Derslerde öğrendiğin kuralların hepsi burada. Takıldığında dönüp bakabilirsin.
| Yapı | Kalıp | Örnek |
|---|---|---|
| Present continuous | am / is / are being + V3 | The road is being repaired. |
| Past continuous | was / were being + V3 | The car was being washed. |
| Present perfect | has / have been + V3 | The tickets have been sold. |
| Past perfect | had been + V3 | The train had been cancelled. |
| Modal | modal + be + V3 | The form must be signed. |
| Modal (geçmiş) | modal + have been + V3 | It should have been done yesterday. |
| Aktarım | It is said that… / He is said to + V1 | He is said to be very rich. |
| Aktarım (geçmiş) | is said to have + V3 | He is believed to have left. |
| -ing / to | being + V3 / to be + V3 | I hate being told. I want to be invited. |
Şu anda yapılmakta olan bir işi edilgen anlatmak için: am / is / are + being + V3. The road is being repaired. (Yol tamir ediliyor.)
Geçmişte o sırada devam eden iş için: was / were + being + V3. The car was being washed when it started to rain. (Yağmur başladığında araba yıkanıyordu.)
Türkçedeki -ılıyor / -ılıyordu ekinin karşılığı beingdir. Türklerin sık hatası being'i atlamak: “The road is repairing” ✗ (yol kendini tamir ediyormuş gibi olur) → The road is being repaired ✓.
Fark: is built = inşa edilir / genel durum; is being built = şu anda inşa ediliyor.
The road is being repaired.
Yol tamir ediliyor.
New houses are being built near the lake.
Gölün yakınında yeni evler inşa ediliyor.
The suspect was being questioned.
Şüpheli sorgulanıyordu.
Aktif present continuous'a (is repairing) “being” ekleyip fiili V3 yap: is being repaired.
Present perfect edilgen: has / have been + V3. All the tickets have been sold. (Biletlerin hepsi satıldı — şu an hiç bilet yok.)
Past perfect edilgen: had been + V3. When we arrived, the food had already been eaten. (Vardığımızda yemek çoktan yenmişti.)
Türkçede -ıldı / -ılmış / -ılmıştı olur. Türklerin sık hatası been'i unutmak: “The letter has sent” ✗ → The letter has been sent ✓.
İşi yapanı söylemek istersen by kullan: The decision has been made by the manager.
All the tickets have been sold.
Biletlerin hepsi satıldı.
My wallet has been stolen!
Cüzdanım çalındı!
The train had been cancelled.
Tren iptal edilmişti.
Aktif: have + V3. Edilgende araya been girer: have been + V3.
Modal + be + V3: The form must be signed. (Form imzalanmalı.) It can be done. (Yapılabilir.) It will be finished tomorrow. (Yarın bitirilecek.)
Geçmiş için modal + have been + V3: The report should have been sent yesterday. (Rapor dün gönderilmeliydi.) It could have been worse. (Daha kötü olabilirdi.)
Türkçede -ılmalı, -ılabilir, -ılmalıydı. Sık hatalar: “It must signed” ✗, “It must be sign” ✗ → It must be signed ✓.
This form must be signed.
Bu form imzalanmalı.
The problem can be solved easily.
Sorun kolayca çözülebilir.
The accident could have been avoided.
Kaza önlenebilirdi.
Modal'dan sonra fiil hep yalındır; edilgende o yalın fiil be olur: must be + V3.
Haberlerde ya da genel kanıları aktarırken: It is said that + cümle = …olduğu söyleniyor. It is believed that the castle is 800 years old. (Kalenin 800 yaşında olduğuna inanılıyor.)
İkinci kalıpta kişi/şey öne çıkar: özne + is said to + V1. The castle is said to be 800 years old. He is known to speak five languages.
Geçmişteki bir olay için to have + V3: He is believed to have left the country. (Ülkeyi terk ettiğine inanılıyor.)
Bu kalıp şu fiillerle kullanılır: say, believe, think, know, expect, report, consider. Sık hata iki kalıbı karıştırmak: “He is said that he is rich” ✗ → He is said to be rich ✓ ya da It is said that he is rich ✓.
It is said that the president will resign.
Başkanın istifa edeceği söyleniyor.
This house is said to be haunted.
Bu evin perili olduğu söyleniyor.
The thief is believed to have left the country.
Hırsızın ülkeyi terk ettiğine inanılıyor.
It ile başlarsan “that” kullan; kişiyle başlarsan “to” kullan: It is said that he is rich = He is said to be rich.
-ing alan fiillerden ve edatlardan sonra edilgen: being + V3. I hate being told what to do. (Ne yapacağımın söylenmesinden nefret ederim.) He left without being seen. (Görülmeden çıktı.)
to alan fiillerden sonra edilgen: to be + V3. I want to be invited. (Davet edilmek istiyorum.) Everyone wants to be loved.
Türkçede -ılmak / -ılması / -ılmadan: davet edilmek, söylenmesi, görülmeden. Sık hata: “She wants being promoted” ✗ → She wants to be promoted ✓; “afraid of be left” ✗ → afraid of being left ✓.
I hate being told what to do.
Ne yapacağımın söylenmesinden nefret ederim.
Everyone wants to be loved.
Herkes sevilmek ister.
He left without being seen.
Görülmeden çıktı.
Önce fiilin -ing mi to mu aldığına bak (enjoy -ing, want to), sonra edilgen yap: being + V3 / to be + V3.
Bu derste ileri edilgen yapıları karışık olarak tekrar edeceksin.
is / was being + V3 (yapılıyor/yapılıyordu), has / had been + V3 (yapıldı/yapılmıştı), modal + be + V3 (yapılmalı), modal + have been + V3 (yapılmalıydı).
It is said that… / He is said to + V1 / to have + V3. Fiilden sonra being + V3 ya da to be + V3.
The road was being repaired.
Yol tamir ediliyordu.
The parcel hasn't been delivered yet.
Paket henüz teslim edilmedi.
Prices are expected to rise.
Fiyatların artması bekleniyor.